Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim süreci tamamlandı. Meclis üyelerinin sandığa gitmesinin ardından merakla beklenen yönetim kurulu da belli oldu. Ancak ortaya çıkan tablo, seçim öncesinde konuşulan değişim beklentilerinin ne ölçüde karşılandığı sorusunu beraberinde getirdi.
Açıkçası birçok oda üyesi, yeni dönemde daha kapsayıcı, daha genç ve yenilenmeye açık bir yönetim bekliyordu. Tecrübeli isimlerin yanında genç iş insanlarına da yer verilmesi, farklı görüşlerin aynı çatı altında buluşması ve yönetimde yeni bir heyecanın ortaya çıkması isteniyordu.
Peki, sonuç ne oldu?
Yönetim kuruluna baktığımızda, eski yönetimden çok da farklı bir tabloyla karşılaşmadık. Başkan Ahmet Çetin, büyük ölçüde mevcut ekibiyle yola devam etme kararı aldı. Yeni dönemde değişimden ziyade istikrarın tercih edildiğini söylemek yanlış olmaz.
Elbette bir başkanın, birlikte çalışacağı ekibi belirlerken kendi değerlendirmelerini yapması en doğal hakkıdır. Ahmet Çetin'in mevcut yönetim kadrosuyla devam etmek istemesinin elbette kendince nedenleri vardır. Belki de tecrübeye güvendi, belki de mevcut ekibin performansından memnun kaldı.
Ancak asıl mesele şu: Oda üyelerinin beklentileri ne ölçüde dikkate alındı?

TURGAY KAYA-ÖZKAN

Yeni yönetim kurulunda Başkan Ahmet Çetin'in yanı sıra Sinan Sifil, Ali Çolak, Murat Narçın, Evren Kahraman, Ümit Süthan, Bünyamin Fırat, Aygün Zümbül, Abdülgani Yüce, Gürkan Çetinkaya ve Turgay Özkan yer aldı.
Yeni yönetimde Abdülgani Yüce ve Gürkan Çetinkaya'nın yanı sıra Turgay Özkan da dikkat çeken isimler arasında.
Ancak seçim sürecinde yaşananlar ve yönetim dışında kalan bazı isimler, ortaya çıkan tablonun farklı bir açıdan değerlendirilmesine neden oluyor.
Mesut Görgün aday olmadı. Ogün Asıl, kendi grubundan meclise giremediği için yönetim kurulunda yer alma şansını da kaybetti. Turgay Kaya ise yönetim listesinde yer alması beklenen isimler arasında konuşulurken, iddialara göre ilçe seçim kuruluna yapılan bildirimde yaşanan isim karışıklığı nedeniyle yönetim dışında kaldı. Turgay Kaya yerine Turgay Özkan'ın yazıldığı yönündeki iddiaların doğruluğu ise ayrıca açıklığa kavuşturulmalı.

Eğer bu isimlerle ilgili süreç farklı gelişseydi, yönetim kurulunun bugünkü hâlinden ne kadar farklı olacağı da ayrı bir tartışma konusu.
Ortaya çıkan tabloya bakılırsa Ahmet Çetin, köklü bir değişikliğe gitmek yerine mevcut yönetim anlayışını sürdürmeyi tercih etti.
Bu noktada bir hakkı teslim etmek gerekiyor: Yönetim kurulunu oluşturmak başkanın tercihidir. Ancak bu tercihin, oda üyelerinin değişim beklentileri karşısında nasıl bir sonuç doğurduğunu tartışmak da kamuoyunun hakkıdır.

TECRÜBE ÖNEMLİ AMA GENÇLERE DE YER AÇILMALI

Benim dile getirdiğim eleştirilerin başında tam da bu konu geliyor.
Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası gibi bölgenin ekonomik hayatında önemli bir yere sahip olan bir kurumda, tecrübe kadar yenilenme de önemlidir. Yıllardır yönetimde bulunan isimlerin birikimi elbette kıymetlidir. Ancak bu birikimin yanına yeni fikirlerin, genç girişimcilerin ve farklı düşüncelerin de eklenmesi gerekir.
Çünkü değişim demek, geçmişi tamamen silmek değildir. Değişim; tecrübeyi korurken yeni isimlere de sorumluluk vermek, farklı düşüncelere kapı açmak ve kurumu geleceğe hazırlamaktır.
Yönetim kurulu üyeliği, yalnızca bir unvan ya da koltuk değildir. Bu görev, sorumluluk üstlenmeyi, eleştirilere açık olmayı ve temsil ettiği üyelerin beklentilerini dikkate almayı gerektirir.

Yıllardır aynı isimlerin yönetim kademelerinde yer alması elbette sorgulanabilir. Genç iş insanlarının önünü açmak, onlara fırsat vermek ve yeni bir yönetim kültürü oluşturmak gerektiğini defalarca ifade ettim.
Ancak görünen o ki bu dönemde de büyük bir değişim yaşanmadı.
Belki de Ahmet Çetin'in bu isimlerle devam etmek için kendince güçlü gerekçeleri vardır. Bunu zaman gösterecek. Önemli olan, yeni yönetimin önümüzdeki dönemde ortaya koyacağı performans ve bölgenin iş dünyasına sağlayacağı katkıdır.

ELEŞTİRİLERİM BAZILARINI RAHATSIZ ETMİŞ OLABİLİR

Gelelim meselenin bir başka boyutuna…
Ben, gazetecilik yaparken doğru bildiklerimi yazmaya ve kamuoyunun sesini duyurmaya gayret ediyorum. ÇTSO yönetimindeki bazı isimleri de uzun süredir bu konularda eleştiriyorum. Özellikle gençlerin önünün açılması ve yönetimde yenilenmeye gidilmesi gerektiğini defalarca dile getirdim.
Anlaşılan o ki bu eleştirilerimiz bazı isimlerin gönlünü kırmış.
Dün yönetim kurulu ve meclis başkanlığı seçimleri için Ticaret ve Sanayi Odası'ndaydım. Gün boyunca yaşananlara, karşılaştığım tavırlara ve insanların yaklaşımına dikkat ettim. Selam vermekten dahi imtina edenler olduğunu gördüm.
Belki yanılıyorum, belki de eleştirilerim bazı isimleri rahatsız etti. Ancak şunu açıkça söylemek isterim: Gazetecilikte herkesin gönlünü hoş tutmak gibi bir sorumluluğum yok. Benim sorumluluğum, kamuoyunun merak ettiği konuları gündeme taşımak, gördüğüm eksiklikleri dile getirmek ve gerektiğinde eleştirmektir.
Dün de gelip bir bardak çayımı içmemiş olabilirler, yarın da içmeyebilirler.Hiç sorun değil.
Benim için önemli olan, kimin benimle selamlaştığı ya da kimin çayımı içtiği değil; yazdıklarımın doğruluğu, eleştirilerimin dayanağı ve kamuoyuna karşı sorumluluğumdur.
Eleştiri varsa cevabı da olmalıdır. Katılmıyorlarsa çıkar, görüşlerini açıklarlar. Yanlışım varsa ortaya koyarlar. Gazetecilik de kurum yöneticiliği de karşılıklı saygı ve hesap verebilirlik üzerine kurulmalıdır.
Ben doğru bildiklerimi yazmaya, kamuoyunun sesini dillendirmeye devam edeceğim. Bugün de yarın da…

AHMET ÇETİN İÇİN DAHA BÜYÜK BİR HEDEF

Seçimin en büyük aktörü kesinlikle Ahmet Çetin oldu. Tabi meclis üyesi adaylarının da çok büyük katkısı var. bu tartışılmaz. Aman üyelerin büyük çoğunluğu oyunu Ahmet Çetin'in ismi ve vizyonuna göre sandığa yansıttı. Bütün bu eleştirilerin yanında, Ahmet Çetin'le ilgili dile getirdiğim bir düşüncem daha var.

Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Çetin'in, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) yönetiminde görev alması gerektiğini düşünüyorum.
Çerkezköy, Türkiye'nin önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri. Bölgemizde binlerce işletme faaliyet gösteriyor, binlerce insanımız üretime ve istihdama katkı sağlıyor. Böylesine güçlü bir ekonomik yapının temsilcisinin ulusal düzeyde daha etkin görevler üstlenmesi, yalnızca Ahmet Çetin açısından değil, bölgemiz açısından da önemli olabilir.
Bölgenin sorunlarını, sanayicisinin beklentilerini ve iş dünyasının ihtiyaçlarını Ankara'da daha güçlü şekilde dile getirecek isimlere ihtiyaç var.
Bu nedenle Ahmet Çetin'in TOBB yönetiminde yer alması gerektiğini düşünüyorum. Bu görüşümü daha önce de ifade ettim, bugün de aynı noktadayım.Yarın da dile getirmeye devam edeceğim.
Ancak ulusal düzeyde daha büyük sorumluluklar üstlenmek isteyen bir başkanın, yerelde de kapsayıcı bir yönetim anlayışı ortaya koyması, farklı seslere kulak vermesi ve yenilenme beklentilerini dikkate alması önemlidir.

ŞİMDİ SÖZ YENİ YÖNETİMDE

Sonuçta seçim tamamlandı, yönetim kurulu belirlendi. Ahmet Çetin tercihini yaptı. Şimdi sıra, bu tercihin ne kadar doğru olduğunu gösterecek çalışmalarda.
Yeni yönetim, Çerkezköy, Kapaklı ve Saray iş dünyası için neler yapacak? Üyelerin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretecek? Genç girişimcilere ne kadar alan açacak? Odanın temsil gücünü nasıl artıracak?
Bunların cevabını önümüzdeki süreçte göreceğiz.
Benim beklentim, yeni yönetimin eleştirilere kulak tıkamak yerine bunları bir fırsat olarak değerlendirmesi. Çünkü eleştiri, doğru yönetildiğinde kurumları güçlendirir.
Ahmet Çetin'in elbette bir bildiği vardır. Yönetimini bu şekilde oluşturduysa kendince gerekçeleri bulunuyordur. Yeni yönetim için hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum.
Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Koltuklar geçici, kurumlar kalıcıdır. Önemli olan, görev süresi sonunda geride bırakılan eserler, sağlanan katkılar ve kazanılan güvendir.
Ben eleştirmeye, sorgulamaya ve Çerkezköy kamuoyunun sesini duyurmaya devam edeceğim. Birileri gönül koysa da bir bardak çayımı içmese de…
Çünkü gazetecilik, alkış almak için değil, doğru bildiğini kamuoyuyla paylaşmak için yapılır.