Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine artık sayılı günler kaldı.

3 Ekim 2026 tarihinde yapılacak seçimlerde üyeler, 2026-2030 döneminde görev yapacak 41 meclis üyesini belirlemek için sandık başına gidecek.

Bir tarafta mevcut ÇTSO Başkanı ve Sarı Liste Başkan Adayı Ahmet Çetin, diğer tarafta ise daha önce farklı listelerde yer alan Ömer Karadeniz ve Salih Yılmaz'ın oluşturduğu Beyaz Liste bulunuyor.

Dolayısıyla önümüzdeki günlerde hem listeler hem de gruplar açısından ciddi bir yarış yaşanacak.

Özellikle meclis üyeliği adaylıklarında büyük bir hareketlilik var. Her iki taraf da güçlü isimleri listelerine dahil etmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Burada benim dikkat çekmek istediğim asıl konu ise şu:

Siyaset ile ticareti birbirine karıştırmamak gerekiyor.

ÇTSO, öncelikle tüccarın, sanayicinin, esnafın ve iş dünyasının temsil edildiği bir meslek kuruluşu. Dolayısıyla burada görev alacak kişilerin temel motivasyonunun odaya ve üyelerine hizmet etmek olması gerektiği yönünde ciddi bir beklenti var.

Elbette herkesin siyaset yapma hakkı var.

Ancak siyaset ile oda yönetimlerinin aynı anda yürütülmesi konusunda yıllardır tartışmalar yaşanıyor.

Biraz geriye saralım...

Çerkezköy'de bunun çeşitli örneklerini gördük.

Sedat Çolak, ÇTSO yönetim ve meclis üyeliğinin ardından CHP'den siyasete yöneldi ve daha sonra meclisten ayrıldı. Bugün Yeni Parti'nin ilçe başkanı olarak görevini sürdürüyor.

Gökay Keleşoğlu ise bir dönem hem siyasi çalışmalarını hem de ÇTSO meclis üyeliğini birlikte sürdürdü. Baktı ikisi bir arda yürümüyor,yönetmelik gereği oda meclis toplantısına 3 defa arka arkaya gelmediği için meclis üyeliği sona erdi. Bugün Çerkezköy Belediye Başkan Yardımcılığı ve Belediye Meclis Üyeliği görevlerini sürdürüyor.

Özgür Sönmez de ÇTSO meclis üyeliğinin ardından yönetim kurulunda görev aldı. CHP'den Çerkezköy Belediye Başkanlığı için aday adaylığı sürecinde yönetim kurulu görevinden ayrıldı ancak meclis üyeliğini sürdürdü. Sönmez bugün Yeni Parti içerisindeki siyasi çalışmalarına devam ediyor.

Ali Çolak da ÇTSO meclisinde görev aldıktan sonra yönetim kurulunda bulundu. AK Parti'den belediye başkan aday adaylığı sürecinin ardından yönetim görevinden ayrıldı ve sonraki süreçte Çerkezköy Belediye Meclisi'nde görev aldı. Bugün hem belediye hem de oda meclisinde görev yapan isimlerden biri.

Yasemin Altın Erseçkin de İYİ Parti içerisindeki siyasi çalışmalarını sürdüren ve 2024 yerel seçimlerinde partisinin Çerkezköy Belediye Başkan adayı olan bir isim.

Ömer Karadeniz'in de uzun yıllar AK Parti içerisinde siyaset yaptığı ve Kapaklı Belediye Başkanlığı için aday olduğu biliniyor.

Şimdi bütün bu isimleri tek tek tartışmanın çok da anlamı yok.

Çünkü mesele kişilerden ziyade sistem ve anlayış meselesi.

Gençlerin önü açılmalı

ÇTSO seçimlerinde yıllardır aynı veya benzer isimlerin farklı dönemlerde görev aldığını görüyoruz.

Oysa ticaret hayatında yeni neslin, genç girişimcilerin, farklı sektörlerden gelen yeni isimlerin ve oda çalışmalarına katkı sunabilecek liyakatli insanların da önünün açılması gerekiyor.

Benim asıl beklentim burada.

Başkan adayları listelerini hazırlarken yalnızca seçim kazanabilecek isimlere değil, seçim sonrasında odaya gerçekten katkı sağlayabilecek isimlere de bakmalı.

Çünkü 41 kişilik meclis yalnızca bir seçim listesi değildir.

Orada alınacak kararlar, Çerkezköy, Kapaklı ve Saray'ın ticaret ve sanayi hayatını doğrudan ilgilendiriyor.

Bu nedenle meclisin gençleşmesi, farklı sektörlerden isimlerin daha fazla temsil edilmesi ve yeni fikirlerin ortaya çıkması önemli.

Hatta açık söyleyeyim:

Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı.

Aynı isimlerin yıllarca farklı görevlerde karşımıza çıkması yerine yeni insanların da kendisini gösterebileceği bir ortam oluşturulmalı.

Siyaset başka, oda başka

Siyaset yapmak isteyen kişinin önünde elbette hiçbir engel olmamalı.

Ancak siyasette aktif görev alan bir kişinin aynı zamanda oda içerisinde önemli bir görev üstlenmesi, ister istemez "Odaya mı hizmet edecek, siyasete mi?" tartışmasını beraberinde getiriyor.

Sahada konuştuğum oda üyelerinden de zaman zaman bu konuda serzenişler duyuyorum.

Bu nedenle seçim döneminde başkan adaylarının bu hassasiyeti dikkate alması gerektiğini düşünüyorum.

ÇTSO'nun siyasi bir mücadele alanına dönüşmesi yerine, iş dünyasının ortak meselelerinin konuşulduğu, üyelerin sorunlarının çözümünün arandığı bir platform olarak kalması önemli.

Çünkü siyaset her zaman yapılabilir.

Ancak ÇTSO meclisinde görev almak isteyen, siyasete girmemiş, iş dünyasında kendisini geliştirmiş ve odaya katkı sunmak isteyen gençlerin de önünde bir alan bulunmalı.

Bu noktada mesele herhangi bir kişiyi hedef almak değil.

Mesele, ÇTSO'nun geleceğini konuşmak.

Yeni dönemde seçilecek 41 meclis üyesinin kim olacağından daha önemli olan ise, bu 41 kişinin Çerkezköy iş dünyası için ne yapacağıdır.

Umarım her iki listenin yöneticileri de listelerini oluştururken gençlere, liyakate, farklı sektörlere ve yeni fikirlere daha fazla yer verir.

Çünkü ÇTSO'nun ihtiyacı siyaset değil, ticaret.


3 Ekim'de sandık başına gidecek tüm oda üyelerine ve adaylara başarılar diliyorum.

Sonuç ne olursa olsun kazananın bölgenin iş dünyası olması dileğiyle...

Kalın sağlıcakla.