"Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar"

Yarım asır önce, Türkiye’nin dört bir yanında tozlu bayırlara, çamurlu tarlalara dev beton mikserleri giriyor, kurbanlar kesiliyor ve bir adam gür sesiyle haykırıyordu:

"Ağır Sanayi Hamlesi!"

O günlerde Ankara’nın konforlu salonlarında oturanlar, atılan bu adımlarla dalga geçiyor; atılan temelleri "boş yatırımlar" yahut "hayali projeler" olarak kendilerince küçümsemeye çalışıyorlardı.

Bugün geldiğimiz noktada ise tarih, o gün küçümsenen "o temellerin" aslında bir milletin bağımsızlık tapusu olduğunu kanıtladı.

Özellikle sanayinin kalbi Çerkezköy, bu büyük rüyanın ete kemiğe büründüğü en somut örnektir.

...

Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Çerkezköy’e geldiğinde Çerkezköy bir tarım kasabası hüviyetinde yermiş. Ancak o çoktan burayı Avrupa’nın üretim üssü olarak hayal etmişti bile.

HEMA Endüstri gibi devlerin temelleri atılırken hedef basitti ama sarsıcıydı: "Aslında bütün mesele; Türkiye'nin şeftali yerine, motor üretmeye kalkmasıydı""

İşte o dönem Çerkezköy’de kurulan hidrolik fabrikaları, şanzıman tesisleri ve dökümhaneler, bugün Türkiye’nin otomotiv ve makine sanayisinin omurgasını oluşturmaktadır.

Hani derler ya "keskin feraset keramete nal toplatır" diye. İşte rahmetli Erbakan hocanın da bu keskin feraseti keramete nal toplatan bir cinstendir

Eğer bugün Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) adında bir bölge varsa, eğer ÇOSB ihracat rekorları kırıyorsa, dünyanın dev markalarına parça üretiyorsa, işte bu başarı 1970’lerde o çamurlu botlarla şantiyeleri gezen "Mühendis Erbakan"ın attığı tohumların meyvesidir.

...

Erbakan hocanın vizyonu sadece bir fabrika kurmak değil, bir "zihniyet devrimi" yapmaktı.

Ki yaptı da.

O gün Çerkezköy’de traktör dişlisi üreten zihinlerin evlatları, torunları bugün TUSAŞ’ın hangarlarında Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı KAAN’ı inşa etmekte.

Erbakan hocanın yarım kalan "Gümüş Motor" davası, bugün TEİ’nin ürettiği milli uçak motorlarıyla gökyüzünde yankılanmakta.

Eğer bugün Türk SİHA’ları (TB2, AKINCI, ANKA) dünya harp literatürünü değiştiriyorsa, bu başarının genetik kodlarında Erbakan hocanın o günkü inadı vardır.

BAYKAR’dan ASELSAN’a, ROKETSAN’dan HAVELSAN’a kadar uzanan bu teknolojik şahlanış, aslında 1973-1974 lerde temeli atılan o fabrikaların ruhsal devamıdır.

"Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar." Erbakan Hoca o çiçeği Çerkezköy’de, Kırklareli'nde, Babaeski'de, Kırıkkale’de, Konya’da ...

Velhasıl aziz vatanımızın dört bir yanında toprakla buluşturmuştu.

O çiçekler bugün devasa bir sanayi ormanına dönüştü.

...

Necmettin Erbakan hocayı anmak, sadece geçmişi yad

etmek değildir.

Onu anmak; İHA ve SİHA’larımızın gökyüzündeki hakimiyetine bakıp "Hocamızın rüyası gerçek oluyor" diyebilmektir.

Onu anmak; Çerkezköy’deki bir fabrikada üretilen yerli bir parçanın, dünyanın öbür ucundaki bir makinede çalışmasının verdiği gururu hissetmektir.

...

Bugün Türkiye, "Savunma Sanayinde Tam Bağımsızlık" diyorsa, bu yolun taşlarını döşeyen baş mimar Erbakan hocadır.

O, bize sadece fabrikalar değil, "Yapabiliriz" inancını da miras bıraktı.

Mekanın cennet, makamın ali olsun Erbakan hoca...

Senin Çerkezköy’de attığın o "paslı" denilen temeller, bugün tam bağımsız Türkiye’nin çelik zırhı oldu. Bugün gökyüzüne bakan her Türk evladı, senin hayallerinin kanat çırpışını izliyor. Ruhun şad olsun.