Çerkezköy Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen programa; Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, 3. Zırhlı Tugay Komutanı Tank Kurmay Albay Erkan Bulut, Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcısı Cihat Yılmaz, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Çerkezköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Burak Dinç, Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürü Cengiz Vatanel, Çerkezköy İlçe Jandarma Komutanı Muhammet Süleyman Rüzgar, Çerkezköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Aslan, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gaziler, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

ATATÜRK ANITI’NA ÇELENK SUNULDU

Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, 3. Zırhlı Tugay Komutanı Tank Kurmay Albay Erkan Bulut ve Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay’ın Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasının ardından Saygı Duruşu’nda bulunuldu ve İstiklal Marşımız okundu. Sonrasında tebrikat töreni gerçekleştirildi.

“YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”

Sonrasında kutlama programı yine Cumhuriyet Meydanı’nda devam etti. Kaymakam Nazmi Günlü, Tank Kurmay Albay Erkan Bulut ve Belediye Başkanı Vahap Akay’ın törene katılanları selamlamasının ardından Saygı Duruşu’nda bulunuldu ve İstiklal Marşımız okundu. Ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı 3. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda görevli Bkm. Teğmen Gülcan Ürekli yaptı. Tüm katılımcıları selamlamasının ardından Ürekli; “Bugün Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasına temel teşkil eden, 30 Ağustos 1922’de kazandığımız büyük zaferin 103’üncü yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı, 103 yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek topyekün bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kast eden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası, tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yıllarında başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda birinci dünya savaşı sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmış, imzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devlet ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Anlaşması da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm, hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal Paşa ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak ‘Ya İstiklal, Ya Ölüm’ parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır” dedi.

“DÜŞMAN İZMİR’DE DENİZE DÖKÜLDÜ”

Konuşmasına şu sözlerle devam eden Ürekli; “Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi de hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır. Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığı altında, Türk kuvvetleri düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başardı. Avrupalıların 5-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini üç günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümünü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vuruldu. Ardından icra edilen takip harekatıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize döküldü” diye konuştu.

“ATATÜRK İLKELERİ, REHBER OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Türk Ordusu’nun dünyanın sayılı kuvvetlerinden biri olduğuna dikkat çeken Ürekli; “30 Ağustos’a gerçek anlamını ve önemini; büyük zaferin ikinci yıldönümünde, Dumlupınar’ın Çağ Tepesi’nde yapılan törende, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz. ‘Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Harpler, yalnız karşı karşıya gelen 2 ordunun çarpışması değildir. Meydan muharebesi, milletlerin tüm varlığı ile ilim ve fen alanlarında yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle, kısaca bütün maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır’

İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur harbin kadın, çocuk. Yaşlı demeden milletçe topyekün bir savaş olarak icra edilmiş olmasıdır. Türk ulusu bu meydanda da ulu önderinin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin günümüze kadar yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur. Bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu gözlemlenmektedir. Bu zaferle Türk ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk’ün istiklalinin elinden alınamayacağı Türklerin yalnız askerleriyle değil, milletiyle topyekün olarak savaştıkları bir kere daha ispatlanmıştır. 30 Ağustos zaferi, Türk ordusuna ‘Silahlı Kuvvetler Günü’ olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak, bölgemizde ve dünyamızda sürekli barışa katkı sunmak için, tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle, ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komut akademisiyle, dostlarımızın ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Dünyanın sayılı askeri güçlerinden biri olan askeri kuvvetlerimiz, her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevi ifaya hazırdır. Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkelerinin bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk silahlı kuvvetlerine rehber olmaya devam edecektir. Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle, ulusça başta olmak üzere ulu önder Atatürk olmak üzere dava arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerine yer verdi.

GEÇİT TÖRENİ İLGİYLE TAKİP EDİLDİ

Okullarda zil çalmayacak
Okullarda zil çalmayacak
İçeriği Görüntüle

Çerkezköy Halk Eğitimi Merkezi Halk Oyunları ekibinin Tekirdağ yöresine ait halk oyunları gösterisinin ardından program geçit töreni ile sona erdi. Geçit töreninde Mehmetçiğin ve Gazilerimizin geçişi vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi. Törende Çerkezköy 3.Zırhlı Tugay Komutanlığı ikram çadırı kurarak vatandaşlara simit, poğaça ve açma ile soğuk ve sıcak içecek ikramında bulundu.