Kendimi bildim bileli Türk milletine duyduğum sevgi, Atatürk’e olan bağlılığım ve Türk milliyetçiliğine olan inancım; hayatımın ve siyasi mücadelemin değişmez pusulası oldu.
30 Ağustos, yalnızca kazanılmış büyük bir askeri zafer değildir. 30 Ağustos; yok edilmek istenen bir milletin, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ayağa kalkarak dünyaya Türk’ün esir edilemeyeceğini haykırdığı gündür.
Atatürk ve silah arkadaşları bizlere yalnızca üzerinde yaşadığımız bir vatan bırakmadı. Bağımsız, başı dik ve egemen bir Türk devleti emanet etti. Bizlere düşen görev, bu emaneti sözle değil; cesaretle, kararlılıkla ve tavizsiz bir mücadeleyle korumaktır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da siyasi hesapların değil, Türk milletinin yanında duracağım. Cumhuriyetimizin temel değerlerini, Türk kimliğini ve Atatürk’ün milli devlet anlayışını savunmaktan bir adım dahi geri atmayacağım.
Çünkü 30 Ağustos bize bir kez daha hatırlatmaktadır:
Türk milleti diz çökmez, Türk vatanı bölünmez, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet sahipsiz değildir!
Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Büyük Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
Ne mutlu Türk’üm diyene!