Siyasetin Sıkışmışlığından Doğan Tercih: Vahap Akay

Cümlelerime başlamadan aslında çok geç alınmış bir karar olarak nitelendirebilirim.

Ne demek mi istiyorum?

Mesela yerel seçimlerde AK Partinin Büyükşehir adayı Vahap Akay olsaydı.

Süleymanpaşa belediye başkan adayı da Cüneyt Yüksel olsaydı.

Şimdi bu şartlarda Çerkezköy'ü de denkleme dahil edelim. Hangi belediyeler AK Partiye geçerdi?

Gel gelelim asıl konumuza.

Herkesin malumu üzerine yerel siyasetin hareketli sularında Çerkezköy gündemini uzun süredir meşgul eden o meşhur konu: Vahap Akay’ın AK Parti’ye geçiş süreci.

Haberin duyulmasıyla birlikte eleştiri oklarının da ardı arkası kesilmedi elbette. Ancak o koltukta

oturmayan, sorumluluk yükünü taşımayanların oturduğu yerden yürüttüğü fikirler, ne yazık ki tek bir kalıptan çıkmış ezber iddiaları tekrarlamaktan öteye geçemiyor.

Prensip olarak partiler arası geçişlerin seçmen iradesi açısından hassas bir konu olduğu ve çoğunlukla da tasvip etmediğimi baştan belirtmek isterim.

Lakin mesele Vahap Akay ve şuanki siyasi konjonktür olduğunda, tabloyu sadece yüzeysel bir "parti değiştirme" parantezine hapsetmek kesinlikle büyük bir haksızlık olur.

Ve bilmenizi isterim ki; siyasetin mutfağında yaşananları görmeden yapılan değerlendirmeler eksik kalmaya mahkûmdur.

Neden mi bahsediyorum?

Gelin bugün gelinen noktada olaylara Vahap Akay ın gözüyle bakalım. Şuan ki mevcut CHP yönetimi eski CHP çizgisini temsil etmiyor. Bir de zaten CHP kongresinde Kemal Kılıçdaroğlu'na oy

vermediğini kameralar karşısında da dile getiren bir belediye başkanı aynı yerde kalarak ne kadar ileri gidebilir ki?

Diğer yandan kurulan Yeni Parti.

Vahap Akay'ın zaten bu raddeye gelmesinde büyük payı olanların hemen hemen birçoğu işte o Yeni Partide. Hal böyle iken Vahap Akay oraya da geçemezdi.

Siyasette uzun süredir çekiştiği, fikir ayrılığı yaşadığı ve anlaşamadığı neredeyse tüm aktörlerin bu yeni yapılanmalarda kümelendiği sır değil bunu biliyoruz. Şimdi soruyorum insan, vizyonunun ve emeğinin istenmediği, sürekli engellerle karşılaştığı bir yapıda ısrarla dururu mu?

Hele ki söz konusu isim Vahap Akay gibi kimine göre dik duruş ile meşhur kimine göre ise inadı ile meşhur olarak bilinen bir aktörse, bu sıkışmışlığı asla kabul etmez.

İşte bu kaçınılmaz sıkışmışlık, Vahap Akay için önünde yeni bir üçüncü yol açma zaruretini doğurmuştur. Ki bunu görsel olarak da sosyal medyasından paylaşmıştı.

Bu yolun önündeki seçenekler ise belliydi: Ya AK Parti ya da MHP. Yerel siyasetin dengelerini ve stratejiyi iyi okuyan biri için ilk bakışta MHP’ye geçiş yapmak, belki psikolojik olarak daha yumuşak ve geçişi kolay bir adım gibi algılanabilirdi.

Fakat olası bir Cumhur İttifakı ayrışmasında kendisini yeniden bir parti değiştirme tartışmasının ortasında bulma riski, uzun vadeli bir siyasetçi için sürdürülebilir değildir.

Tüm bu pragmatik ve stratejik denklem yan yana getirildiğinde, Vahap Akay açısından en isabetli, kalıcı ve mantıklı kararın AK Parti çatısı altında buluşmak olduğu açıkça görülmektedir. Fakat burada unutulmaması gereken çok kritik bir husus var: Bu geçiş, alışılagelmiş sıradan bir

katılım gibi kesinlikle olmayacaktır. Yıllardır yerel siyasetten çok iyi tanıdığımız Vahap Akay, hiçbir zaman inisiyatif almadığı, kontrolünü sağlayamadığı bir yapının pasif bir parçası olmamıştır. Dolayısıyla bu hamle, sadece bir rozet değişimi değil, yerel dinamikleri yeniden şekillendirecek güçlü bir siyasi hamledir.

Velhasıl bu hamlenin sonucunda ya Vahap Akay Büyükşehir Belediye Başkanı olur. Ya da Çerkezköy il olur.

Ayrıca bir de bu geçişler elbet sadece bir belediye başkanını kapsamıyor. Ayrıca meclis üyelerinin de geçişi söz konusu olacaktır. İşte tam da bu minvalde belki çok düşük bir ihtimal ama koltuk dağılımları olur da Büyükşehirde AK Parti lehine değişirse ne olur?