Tekirdağ’da su yok.
Çerkezköy’de daha da yok.
Musluğu açıyorsun.
Sessizlik.
Yeri geliyor pazar günü kesiliyor.
Yeri geliyor cuma günü.
Yeri geliyor akşam 20.00'de başlıyor sabahın ilk saatlerine kadar.
Emin olun ki;
Sadece susuzluk değil bu.
Bu, apaçık bir yönetimsizlik sorunudur.
TESKİ konuşuyor:
“Arıza.”
“Planlı kesinti.”
“Hat yenileme.”
Vatandaş bakıyor etrafına.
Ne yenilenmiş hat görüyor, ne plan.
Çerkezköy’de tablo daha ağır.
Kazılan yollar.
Kapatılmayan çukurlar.
Yağmur yağınca çamur, güneş açınca toz.
Mahalle araları köy yolundan beter.
Sanayi kenti dedikleri yerde altyapı yok, üst yapı zaten hak getire
TESKİ kazıyor.
Çağımızın köstebeği adeta.
Kaz ve bırak.
Ki bırakıyor da.
Aylarca dokunmuyor.
Asfalt yok.
Yama yok.
Takip zaten yok.
Ama açıklama var.
Bu noktaya nasıl gelindi?
Bir günde değil elbet.
Yıllardır aynı kişiler tarafından yönetilen belediyeler...
Ve sonuç?
Her yıl biraz daha bozulan yollar.
Her yaz daha uzun kesilen sular.
Her yağmurda daha çok çöken sokaklar.
Su patlakları, su basan dükkanlar...
Bu bir tesadüf değil.
Bu bir zihniyet meselesi.
Bir dönem vardı.
Hatırlayalım;
Hani “efsane” diye pazarlanan başkanlar vardı.
Her yerdeydiler.
Her törende.
Her afişte.
Hatta kimine "dede" denildi kimine "baba" denildi.
Çantalarıyla poz verenler.
...
Devlet dedi ki:
“Bu kaynaklar altyapı için. Su için. Kanalizasyon için. Bu şehir büyüyor, önlem al.”
Onlar ne yaptı?
"Vitrin" projeler.
Yetki dışı işler.
Şov belediyeciliği.
Asıl yapılması gerekenler?
Onlar kaldı elbet.
Boru bekledi mesela.
Hatlar eskidi.
TESKİ yama yaparak yılları geçirdi.
Yetmedi bir de “Kasayı dolu bıraktık” dediler.
Evet.
Kasa doluydu.
Ama Çerkezköy çamura, Tekirdağ susuzluğa mahkum oldu.
Kaç yıl geçti?
Kaç kayıp yıl?
...
Bugün de yeni isimler var.
Candan Yüceer sahnede.
Ama sorun hâlâ aynı.
Çünkü isimler değişiyor,
Sistemsizlik, plansızlık değişmiyor.
TESKİ hâlâ plansız.
Yollar hâlâ delik deşik.
Su hâlâ kesik.
Vatandaş artık şunu söylüyor:
“Beni ilgilendiren parti değil, musluğumdan ak(may)an su.”
Bugün musluktan su akmıyor.
Çerkezköy’de yol yok.
Olanlar çamur ve çukur içinde.
Trafik desen alt üst olmuş durumda.
Sabır...
Sabır had safhada.
Görünen o ki yarın sabır da kalmayacak.
Bu şehirler yıllardır yokuş aşağı gitti.
Yıllardır.
Ve artık sorulan soru çok net:
“Bu kadar yıldır aynı kişiler yönetiyor da, neden Tekirdağ susuz, neden Çerkezköy çamur içinde?”
Bu soru, ne afişle örtülür ne sloganla.
Ve bu kez, cevap verilmeden kimse o çukurlardan sessizce geçmeyecek.
Biliniz ki; ilk seçimde o çukurlara takılacaksınız.